Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır?

0
8

Öfkenizi kontrol edebilenlerden misiniz? Öfkeli olmak hiç bir zaman doğru sonuçlara yönlendirmez bizi. Öfke, istemediğimiz hareketleri sergilememize neden olur ayrıca doğru kararlar vermemizi de engeller. Atalarımız boşuna “öfke ile kalkan zarar ile oturur” dememiştir. Erkeklerde öfkelenme durumu kadınlara oranlar daha sık görülüyor. Peki öfkemizi nasıl kontrol altına alacağız. Size bazı bilgiler vereceğiz. Bunları uygulamanız halinde daha mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.

1. Öfkenin altında yatan nedenleri anlamak:Öfkenizin kaynağına inebilmek için gerilmenize neden olan konuyla ilgili anılarınıza dönmelisiniz. Bu konuyla ilgili gerçek hislerinizi keşfetmek için kendinizi yoklamalısınız. Bu incelemeyi öfkenizin gerçek nedenini bulana kadar sürdürmelisiniz.

2. Öfkenizin bir beklentinizden mi kaynaklandığını saptamaya çalışın: Mantıklı, akla uygun, meşru gerekçeleriniz olup olmadığını belirleyin.

3. Haklı bir öfke:Kesinlikle zarar gören birisinin öfkelenmeye hakkı vardır; hilekarlığa, yalana, hırsızlığa, bir şekilde hakkının ihlal edilmesine maruz kalan birinden sakin olmasını bekleyemeyiz. Dolandırıcılık, taciz gibi birçok adaletsiz durum karşı duyulan his meşru bir kızgınlıktır. Bu yüzden bu gibi durumlarda öfkenizde haklı olduğunuzu düşünürsünüz ki bu çok doğal. Bu haklı öfke yaşadığınız hayal kırıklığı ile daha da güçlenebilir, bu problemi düzeltmek için ya bir şey yapamazsam, elimden hiçbir şey gelmeyebilir korkusu endişeleri baş gösterir. Öfkenizin büyümesi duygusal durumunuzda da aşırı bir yükselmeye neden olur; adrenalin patlaması, düşüncelerinizin birbiriyle yarışması, önemsiz şeyleri bile büyütme durumlarıyla baş başa kalırsınız.

  • Haklı bir öfkeyle başa çıkmak: Bu adalet isteyen bir durumdur. Öfke zor koşullar altındaki bir insan tarafından kolaylıkla haklı gösterilebilir. Sonuçta soyulan bir kişin öfkelenmekte haklıdır. Bununla birlikte öfke ve acı şimdiki zamanla sınırlı duygular değildir. Geçmişte öfkesini kontrol edebilen biri şimdi de bunu başarabilir dolayısıyla şimdi bunu yapabilen biri bunu ileride de başarabilir. Bu yüzden öfkenizin sizdeki etkilerinin şimdi ile sınırlı olmadığının farkında olun.
  • Gerçek öfke bir karakter özelliği haline gelebilir: “Ben kızgın bir insanım, benden sadece öfkeli sesler duyarsınız.” Bu durum kişiye, özel ayrıcalıklar yaratır ve yaptıklarını haklı gösterir. Bu da kişiye güç verir. Ve kişi sonunda öfkeye bağımlı hale gelir. Elde ettiği bu güçten vazgeçmek istemez. Bu emir yağdırıp durma gücünü sadece kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlar. Bunların yaşanmaması için kişi kendisine öfkesini yöneltebileceği başka bir kanal bulmalı, bir motivasyon kaynağı edinmeli. El emeğini kullanarak bir şeyler üretmek, sanatsal çalışmalar yapmak ya da bir spor dalına yönelmek gibi yaratıcı yollar denemeli.
  • Depreyondaysanız, bunun nedeni öfke olabilir: Çünkü kişi adaletsizlikler ve hayal kırıklıkları yaşadıkça öfkesi artar. Ve çoğu durumda öfkesini bastırmak zorunda kalabilir, bu bastırılmışlıkla başkalarına zarar vermez; ama kendi içinde yıkımlar yaşar. Öfkesini serbest bırakamadıkça farkında olmadan aşağılanma ve utanç hislerine kapılır ve bu da sonunda depresyonu getirir.
  • Çözüme ulaşmamış öfke, çoğunlukla başka insanlara, topluluklara ya da kuruluşlara yönlenir: Problemini çözemeyen veya öfke kaynağı ile yüzleşemek istemeyen kişi çevresindekilere saldırı. Öfkenizde ne kadar haklı olsanız da suçsuz insanlara eziyet etmek hiç de adil bir durum değildir.
  • Kendinizde suç olup olmadığını anlamak için dürüstçe bir değerlendirme yapın: Başkalarını suçlamayın.Suçunuz olduğunu düşünüyorsanız ve bunun sorumluluğunu almak niyetindeyseniz, düşünceleriniz başkalarıyla da paylaşın ve onların da yorumlarını isteyin. Eğer birisi hatasını kabul etmiyor ve sorumluluk almayı reddediyorsa bu o kişinin suçluluk duygusu içinde olduğunu gösterir. Taraflardan sadece birinin suçu kabul etmesi diğerinin tamamen suçsuz olduğunu iddia etmesi sorunu çözmez. Veya hiç durmadan iki tarafın birbirini suçlamasının da sonu yoktur. Karşılıklı suçlamayı bırakıp gerçekçi ve dürüst davranılırsa ancak problemler çözülebilir ve öfke kimseye yara vermeden söner.
  • Öfke duyduğunuz kişinin kendisiyle ilgili gerçek duygularınızı keşfedin: Belki de yaşadığınız probleme değil de sadece o kişiye öfke duyuyorsunuzdur. Sevdiğiniz biri nedeniyle hayal kırıklığı yaşamış olabilirsiniz veya sevmediğiniz biri yaptığı en küçük hareketle bile sizi öfkeye boğabilir.
  • Öfkenizin yaşadığınız çıkar çatışmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını ayırt edin: Maddi bir menfaat beklentiniz olabilir ya da duygusal olarak elde etmek istediğiniz bir şey olabilir; bunların sizi öfkeye yönelttiğini fark ettiğinizde kendinizi frenlemeye çalışın, çünkü öfkeniz haklı gerekçelere dayanmıyor olabilir.
  • Öfkeden arınmak: Bu bir zorunluluktur ve çeşitli şekillerde yapılabilir. Önce sizi öfkenizin nedeni ile yüzleşin. Öfkenizde gerçekten haklı olsanız bile intikam almayı düşünmeyin. İntikam en çok bu duyguyu besleyen kişi için yıkıcı bir duygudur. İlk önce sadece kendinize sonra başkalarına öfkenizi anlatın. Yazarak da ifade edebilirsiniz duygunuzu. Ya da öfkenizi dışa vurma konusunda problem yaşıyorsanız profesyonel yardım almayı deneyin. Bir terapi grubu bu problemi aşmanızda size çok yardımcı olacaktır.
  • Kabul etmek: Yaşanmış yaşanmıştır. Artık yapacağınız bir şey yoksa devam edin, takılıp kalmayın. Hayatınızda bu durumun olumsuz bir güç olarak kalmasına izin vermeyin.
  • Bağışlamak: Bağışlamayı deneyin. Belki de farklı hayat şartlarında sizin de aynı şeyleri yapabileceğinizi düşünün.

4. Beklenti kaynaklı öfkeler : Ailenizden, arkadaşlarınızdan yani benimsediğiniz insanlardan kendi düşünce yapınız doğrultusunda beklentileriniz olur. Bu beklentiler çok önemlidir ve çeşitli sonuçlar doğurmaya gebedir; çünkü reelde bu beklentilerinize karşılık alamadığınızda öfke ortaya çıkabilir. Beklentileriniz standartlara, yasalara, kurallara, gelenek ve göreneklere dayanıyor olsa da gerçekleşmeyebilir ve bu sizde kızgınlık yaratabilir. Bu tarz bir öfkeden ancak beklentilerinizi değiştirerek kurtulabilirsiniz.

  • Başkalarından da sizinle aynı değerlere sahip olmasını, aynı bakış açısını taşımalarını beklemeyin. Belki de en yaygın beklenti, başkalarının kendi standartlarımıza uydurmak konusudur. Başkalarının sizi kasıtlı olarak kızdırdığını düşünmeden önce, belki de sadece onların değerlerinin farklı olabileceğini göz önüne alın.
  • Yüksek beklentiler taşımayın. İnsanları ve yaşamı olduğu gibi görmeye gayret edin. Karşınızdakinden yapileceğinden fazlasını bekliyorsanız; yaşayacağınız hayal kırıklığı sizi öfkeye yöneltir. Karşınızdaki insanı iyi tanıyın ki sınırları anlayabilesiniz, kusurlarını görebilesiniz; böylece beklentilerinizi yüksek tutmamış olursunuz. Eğer karşınızdakini gerçekten tanımıyorsanız; ona kendi standartlarınızı yüklemeye çalışırsınız ve bu da sizi asla gerçekleşmeyecek beklentiler içine sokar.
  • Birisine kızdığınızda, öfkenizi bastırmayın; sakince ve mantıklı bir yolla o esnada hislerinizi anlatın. Birisi sizin canınızı sıktıysa, bunu karşı tarafın anlamasını sağlayın. Bir uzlaşma bekliyorsanız, düşüncenizi karşı tarafla paylaşmalısınız. İlişkilerde, tüm taraflar birbirlerinin beklentilerini bilmeli ve bunlar üzerinde uzlaşma sağlamış olmalı. Bu beklentiler herkesin kendi kapasitesine göre, dürüstçe belirlenmiş olmalıdır.
  • Beklentilerinizi değiştirebilirsiniz. Koşullar değiştikçe insan da beklentilerini düşürebilir veya yükseltebilir. Bu normaldir. Eğer beklentileriniz konusunda katı bir tutum ssergilerseniz, karşınızdaki insanlar kendilerini baskı altında hissedip sizden uzaklaşabilirler. Bu yüzden kendi standartlarınızı kimseden beklemeyin, herkesi kendi standartlarıyla değerlendirmeyi öğrenin.
  • Her zaman uzlaşma girişiminde bulunun. İlişkilerde tüm üyeler öfke durumuna katıldığında son yaşanabilir. Ancak uzlaşma çağrısı yapan bir taraf varsa o ilişki için gelecek vardır. Zaten sürekli şiddet ve aşağılanmadansa ayrılık çok daha iyi bir sonuçtur.

5. Koşula bağlı öfke: Bazı değiştirilemez gerçekler söz konusuysa öfkeyi yaratan sorunu çözmek de zor olabilir. Doğal olarak böyle bir durumda gerçeği kabul etmeyi öğrenmelisiniz. Gerçekleri değiştiremiyorsanız, öfke yaratacak durumlardan mümkün olduğunca kaçının.

CEVAP VER