Android’in Başlangıcı ve Gelişimi

1
10

Tüm akıllı telefon kullanan, takip eden ve sevenlerin de az çok bildiği üzere Android, Google’ın linux tabanlı, mobil cihaz ve cep telefonları için “Open Handset Alliance” ve özgür yazılım topluluğu tarafından geliştirilen bir mobil işletim sistemidir. Peki tüm bunlardan önce, açık kaynak kodlu bir işletim sistemini Google tek başına nasıl yaptı ve nasıl bu kadar başarılı oldu?

Android Tarihi
Android Tarihi

Aslında tek başına bu işi başarmadı. Google, 2005 yılında (yani aslında ilk iPhone’un da tanıtılmasından önce) Android Inc.’i satın almış ve ilk şirket olarak “Palo Alto” yu kurmuştur. Google, Android’i satın aldıktan yaklaşık olarak 3 sene sonra yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi mobil dünya için çok şey ifade eden Motorola, İntel, T- Mobile, Qualcomm, Nvidia ve HTC gibi şirketlerle “Open Handset Alliance” yani (OHA) birliğini kurdu.

2009 yılında ise ilk açık kaynak kodlu mobil işletim sistemi olan Android’in ilk sürümü yayınlandı. Android 1.5 Cupcake ismini taşıyan bu sürüm de bluetooth, kamera kaydı, video gösterimi, kelime tahmini yapabilen klavye ve hareketli duvar kağıtları Cupcake ile birlikte gelen özelliklerdi. Aslında bakılırsa, 2009 yılında iPhone 3GS i tanıtmış olan Apple’ın karşısında emeklemeye yeni başlamış bir bebek gibi olan Android, hızlı gelişimini hiç durdurmadan büyüyeceğinin sinyallerini vermişti.

Yine 2009 yılının sonlarına gelirken Android’in yeni sürümü 1.6 Donut tanıtıldı. Bu sürümde ekran çözünürlükleri yükseltilmişti ve tepkime hızı arttırılmaya çalışılmıştı.

 

android gelişim süreci 2.0
Android 2.0

Android 2.0 ve 2.1 ile gelen HTML5 ve Bluetooth 2.1 desteği, özelleştirilebilen arayüz desteği özellikleri beğeni kazanmıştı.

2010 yılına gelindiğinde ise Türkiye’de dahil olmak üzere bir çok ülkede oldukça fazla yaygınlaşmasına neden olan ve hala bazı eski telefonlarda kullanılan 2.2 Froyo işletim sistemi yayınlandı. Oldukça stabil olan bu işletim sisteminin getirdiği en büyük yeniliklerden birisi 720p ekran çözünürlüğünü destekliyor olmasıydı.

2011 yılında 2.3 Gingerbread in yayınlanmasıyla birlikte artık 720p ekran çözünürlüğüne sahip çoklu görev yöneticisi, çoklu dokunmatik ekran, bluetooth 2.1, HTML5 ve daha bir çok kıskandırıcı özellikleri olan Android telefonlar piyasa da iyice pazar payı oluşturmaya başlamıştı.

Android 3.0 Honeycomb ile tablet destekleme özelliği de kazanan Android cephesinde 7 inc, 8 inc lik tabletlerde piyasaya çıkmaya başlamıştı.

2011’in sonlarına doğru yayınlanan Android 4.0 İce Cream Sandwich ile kilit ekranına yüz tanıma fonksiyonu NFC ile dosya aktarımı gibi özellikler getiren Android, başta Samsung olmak üzere Sony, HTC, Huawei gibi şirketlerin de başarılı pazarlama stratejileri ile güçlenip pazarda güçlü konuma gelmiştir. Şuanda da en çok kullanılan Android sürümü olan 4.1.2 ‘ye gelindiğinde ise artık Android emekleyen bir bebekten çok, maraton koşucuları kadar seri bir gelişim hızına sahipti. Peki gelişimini bu kadar kısa sürede gerçekleştiren ve akıllı telefon pazarında sunduğu bir çok alternatif ürünle her kullanıcıya hitap etmeyi amaçlayan Android’in eksileri yok muydu? Bu her kullanıcıya göre değişmekle birlikte genel kanı olarak cevabı “kesinlikle evet” olan bir soru. Android, yapısı gereği ile her türlü özelleştirmeye açık bir mobil işletim sistemi. Bugün pazarda Android işletim sistemi kullanan her telefonda olduğu gibi farklı arayüzler, farklı donanımlar, farklı tuş kombinasyonları, farklı ekran çözünürlükleri ile başlıca üç maddede sıkıntı çeken bir işletim sistemidir Android. Peki bu maddeler neler?

[related-posts]

1) Güncelleme Sıkıntısı

Güncelleme sorunu Android’in ilk yayınlandığı tarihten beri var olan bir sorun. Google aslında üreticilerine (SamsungLG gibi), Nexus serilerini ürettirerek bu sorunun önüne geçmek istese de son kullanıcı için yine bir çok sıkıntı mevcut. Android pazarında bir çok farklı cihaz ve farklı üretici olduğu için, Google’ın yayınlandığı gün Nexus cihazlara OTA yoluyla gönderdiği sistem güncellemeleri çoğunlukla en kısa süre olarak kabul edilen “5-6” ay içinde diğer marka kullanıcısına ulaşır. Ayrıca bu güncellemelerin cihazlara verilip verilmeyeceği üreticilere bağlıdır.

android htc sense vs samsung touchwiz
HTC Sense vs Samsung Touchwiz

Örneğin; Galaxy Nexus ile yakın tarihlerde çıkan ve aynı teknik özelliklere sahip olan Samsung’un Galaxy serisinden ilk telefonu “S” in 2.3 ile güncellenme takvimi sonlandırılırken, Google’ın direkt kendisinin güncellediği Galaxy Nexus hala en güncel işletim sistemini çıktığı ilk gün alabilmektedir. Bu kadar fark olmasının en büyük sebebi Samsung, Sony, HTC gibi üreticilerin saf android sistemi üzerine kendi sistem özelliklerini, arayüzlerini entegre etmesidir. (Touchwiz, Timescape, Sense) gibi.

2) Uygulama Stabilitesi Sorunu 

Bir çok farklı cihaz, farklı üretici ve farklı arayüzler olduğu için uygulama geliştiricilerinin en büyük sıkıntısı stabilitedir.

Örneğin; Sense arayüzüyle HTC telefonlarda oldukça akıcı çalışabilen bir uygulama, Samsung’un Touchwizle birlikte entegre ettiği bazı özelliklerle uyumsuz çalışıp son kullanıcıya uygulamanın yavaşlığı, kapanması ve hiç açılmaması gibi sorunları getirebilir. Ayrıca bu sıkıntının Google’ın akıllı stratejileriyle oldukça azaldığını, ancak hala var olduğunu da ekleyelim.

3) Android deneyimi

Android deneyimi denilince insanların beklentileri, istekleri farklı farklı olabiliyor. Kimisi bir telefonda bir çok özelliği birlikte isterken, kimisi daha çok hız, stabilite ve güncelleme sorununun olmamasını dikkate alıyor. Zaten Android’in bu kadar sevilmesinin nedeni herkese ayrı ayrı hitap edebilmesi. Ancak bu durumda örneğin Nexus kullanan bir kullanıcı, gerçek android deneyimi yaşarken, Samsung, Sony, HTC gibi markaların ürettikleri telefonları kullanan kullanıcılar ise o markanın cezbettirici özelliklerini istediği için, ya da daha güvenilir bulduğu için yönelmiş olabilir. Ancak her zaman için, Nexus deneyiminin daha farklı olduğunu ve gerçek Android deneyimi sunduğunu ekleyelim.

1 YORUM

  1. harika bir anlatım gerçekten tebrik ediyorum anlatan arkadaşı.. anroid’i ilk çıktığı günden beri takip ediyorum fakat bir çok şeyi bilmiyormuşum.. çok açıklayıcı ve bilgilendiri bir yazı olmuş gerçekten. Android tarihini merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir yazı teşekkürler tekrardan..

CEVAP VER